Biz Birileri Değiliz


Bu makale 2018-10-16 20:42:56 eklenmiş.
Bilal Karadağ

   Birileri “göçmen” diye hitap eder, hor görür. Birileri “mülteci” olarak algılar, hakir görür. Birileri gayri insani davranır,katılaşmış gönül kapılarını yüzüne kapatır. Birileri “rahatım bozulur”der, sınır kapılarınısıkı sıkıya örter.

            Oysa biz, yerinden yurdundan edildiği ve mazlum duruma düştüğü için, birilerinin aksine onlara “muhacir” der kucak açarız. “Muhaciri” kardeş bilir, topluca “ensar” olmayı yeğleriz.

            Zira “muhacir-ensar” kardeşliğini bin dört yüz yıl öncesinden biliriz biz. Ensarın muhacire ne denli fedakârlıklarda bulunduğunu Hz. Peygamber efendimiz(sav) ve beraberindekilerin Medine’ye hicret edilişinden öğrenmişiz biz.

            Yolda kalmışa, mazlumlaşmışa, hor ve hakir görülmüşe, kimsesizleşmişe, garip-gurebalaşmışa, muhacirleşmişe kucak açmak inancımız gereğidir.

Onlara yer-yurt bahşetmek, türlü fedakârlıkta bulunmak insanlığımız gereğidir ve keza kadim kültürümüzün olmazsa olmazlarındandır.

Bu konuyu neden mi işledim?

El cevap:

Önceki gün sosyal paylaşım sayfalarında, iç savaş münasebetiyle evinden-barkından, yerinden-yurdundan olan Suriyelilerle ilgili yığınla olumsuzlukların paylaşıldığını gördüm diye konuyu işleme gereği duydum.

Keza toplumda, “Suriyeliler şurada falanca menfiliklerin odağında yer aldı, burada filanca olumsuzluklarda bulundu” yollu eleştiriler, söylem ve eylemler havada uçuşuyor. Buna hepimiz şahidiz.

Söylenenler belki doğru da olabilir, yanlış da… Netice itibariyle onlarda bizim gibi insandır ve fıtratı gereği insanlar yanlış yapmaya, yanlış konuşmaya müsaittir.

Bu kıstas tüm insanlar için geçerlidir. Yani Suriyeli olsun, Türkiyeli olsun, bir başka coğrafyadan olsun fark etmez… Her millette, her toplumda, her coğrafyada hata doğabilir.

Öyleyse Suriyelinin birisi ya da birkaçı olumsuz fiillerde bulunduysa Suriyelilerin tamamını dışlamak, “öteki” diye yaftalamak, “madem öyle vurun abalıya” gibi bakış açısı sergilemek doğru bir davranış değildir.

Suç işleyen varsa yasalarımız elverdiği ölçüde gereken yapılır, lakin kurunun yanında yaş yakma babında söylem ve eylemlerde bulunmak özümüze yakışmaz.

Elin Avrupalısı Suriyelilere kapılarını kapatmış, ölüme terketmişken biz de onlar gibi gayri insani davranışlarda bulunamazdık:

Senelerdir kucak açtık, bağrımıza bastık, misafir eyledik. Eylemeye de devam etmek durumundayız.

Konunun başında altını çizdiğim gibi; onlara sırtımızı dönmeye ne inancımız el verir, ne insanlığımız ne de kültürümüz…

Eğer Çanakkale’ye yolunuz düşerse ‘Çanakkale Şehitliği’niziyaret etmenizi tavsiye ederim: Yedi düvele karşı ecdadımızla omuz omuza mücadele verirken şehadet şerbeti içen ve bugün orada koyun koyuna yatan Halepli, Hamalı, Şamlı vs. nice şehide rastlarsınız.

Kim için savaşmışlar?

Elbette bizim için. Anadolu düşmesin, Anadolu insanı zelil olmasın diye… Öyleyse bugün biz hatasıyla sevabıyla o muhacir kardeşlerimize gönül kapımızı açmak, hoşgörü kültürüyle bağrımıza basmak durumundayız.

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

 

 

Bilal Karadağ

bkaratag02@hotmail.com

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2019 Profesyonel Tasarım PROTASARIM