Hoş Bir Sada Bırakmak


Bu makale 2019-06-29 21:57:30 eklenmiş.
Mahmut Öteleş

Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş Bâkî
(Bu âleme Hz. Davud gibi bir ses bırak; çünkü bu dünyada önemli olan,kalıcı olan hayırla anılmak ve güzel bir hatıra  bırakmaktır.)
 
Şair bu şiirinde, her şeyin gelip geçici olduğu bu fani dünyada, insanın, kendisini hatırlatacak, iyi bir şekilde anılmasını sağlayacak işler yapmış olmaktan başka  her şeyin zaman içinde yok olup gideceğine dikkat çekmiştir...
 
Asıl adı Mahmud Abdülbâkî, olan Baki Osmanlı Divan edebiyatı şâiri olup, "Sultanüş'şuâra" unvanı verilmiştir. Türk edebiyatının en önemli şairleri arasında yer alan Baki,Medine ve İstanbul illerinde kadılık yapmış, Anadolu ve Rumeli eyaletlerinde kazaskerlik görevinde bulunmuştur. Ancak çok arzuladığı Şeyhülislam makamına gelememiştir. 
 
16. asrın yetiştirdiği büyük şairlerden biri olan Bâkî yaşadığı dönemde Kanunî Sultan Süleyman'a yakın¸ ve onun hususi iltifatına mazhar olmuş mümtaz şairlerimizdendir. Muhibbî mahlasıyla şiirler yazan Kanunî¸ onun sanatını takdir etmiş¸ hatta Bâkî'nin gazeline nazire bile yazmıştır. İyi bir eğitim görmüş¸ devletin çeşitli kademelerinde görev yapmış; en çok istediği şeyhülislâmlık mesleğine nail olamadan vefat etmiştir. Bâkî yalnız bir şair değil¸ aynı zamanda iyi bir devlet ve iyi bir ilim adamıdır.

Şiirlerinde¸ yaşadığı asra göre anlaşılır bir dille hikmetli ve sanatlı şiirler söylemiştir. Yukarıya aldığımız beyitte Bâkî¸ şiirdeki telmih¸ tevriye¸ tenasüp¸ mecaz gibi edebî sanatları ustaca kullanıyor. Mesela Davut kelimesi bize HZ. Davut’u çağrıştırdığı için telmih; gür sesli anlamı da içerdiği için tevriye sanat vardır. Bâkî kelimesi ise şiirde şairin hem mahlası (takma adı) hem de sonsuz,kalıcı¸ anlamına geldiği için tevriye. Beyitteki sadâ ve âvâze birbirleriyle yakından ilgili kelimeler olduğundan tenasüp  sanat vardır. 
 
Bilindiği gibi Hz. Davud¸ peygamberliğinin yanı sıra¸ sesinin güzelliği ile de meşhur bir peygamberdir. Asırlar öncesinde yaşamasına rağmen günümüze kadar adı bâkî kalmıştır. Çünkü o, dünyaya hoş bir sadâ bırakmıştır.

 İnsanoğlunun yaratılışı hikmetlerle doludur. Çünkü o, yaratılmışların içinde en şerefli sayılmış ve diğer canlılar onun emrine verilmiştir. Şu halde insan dünyada diğer eşyaya da hükmeden¸ dolayısıyla onların sorumluluğunu da üstlenen kıymetli bir cevherdir.
 
İnsanın hayırla yâd edilmenin üç temel esası vardır.  Birincisi: Hayır ve hasenatta bulunup, insanları sevmek ve onlara faydalı olmak.
ikincisi : Hoşgörülü olup, insanlarla iyi geçinmek. Üçüncüsü: Hak ve adalet üzerine yaşamaktır. Velhasıl hayat İyilik ile kötülüğün birbiriyle mücadele ettiği bir alandır. İyiden yana olup, iyilik yaparsak iyi; kötüden yana olup kötülükte bulunursak kötü anılırız. İnsani ve İslami duruş bizim iyiden ve iyilikten yana olmamızı gerektirir. 

Hz. Ali  Efendimizin buyurduğu gibi
“Öldükten sonra yaşamak istiyorsanız,ölmez bir eser bırakınız” 
Ölmez eserlerin başında iyilikler gelir.  
 
Her insanın farklı bir özelliği vardır.  Bu farklı özelliğini kullanarak daha faydalı işler yapabilir; bu nedenle ölçüleri bize uymayanları  yadırgamamalıyız. Onların da kendilerine göre meziyetleri vardır. 
 
Gerek iç dünyamızda gerekse toplumsal hayatımızda sevgiyi temel alıp hareket edersek o zaman hayırlı işler yapmış oluruz ve o zaman bu dünyada güzel bir ses bırakmış oluruz.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2019 Profesyonel Tasarım PROTASARIM