ALLAH VAR GAM YOK


Bu makale 2019-11-17 17:26:43 eklenmiş.
Kazım Çetinkaya

       Siz ey ahkâm keserek, mağdur üreten , her fırsatta bizi aldatan kibir ve gurur abideleri! Hani bizim işimiz kolay olacaktı? Hani Allah’ın rızası bizim için gaye ve çıkış kapısı olacaktı? Hani bu anlayış güzelliğiyle bahtiyar olup öteler ötesi ufuklara yelken açacaktık? Hani Cenab-ı Hakk’ın hatırı her hatırdan âli ve üstün olacaktı, sırat-ı müstakim üzere  yaşama gayreti temel meselemiz olacaktı?

       Hani duygular ve düşünceler bilgiden beslendiğine göre, doğruları bilmek, doğruları kabullenmek, yaşamak ve yaşatmak en öncelikli meselemiz olacaktı, bu duygu, düşünce ve eylemler bizi bütün karanlıklardan kurtarıp bir iç aydınlığına, gönül rahatlığına vesile olacaktı?

       Hani zaman içinde şartlar bizi kırık dökük hale getirebilir, denizler dalgalanabilir, fırtınalar kopabilir, ölümlü dünyada işler gönlümüzce seyretmeyebilir; hani elimiz ayağımız birbirine dolanmadan el ele gönül gönüle ,  omuz omuza verip zorlukları bir bir aşacaktık?

        Hani daha bereketli bir dünyada, meleklerle haşir-neşir,  dostça kardeşçe yaşayacak, dövene elsiz, sövene dilsiz olup, riyakârlıktan, şovlardan uzak, sırf Allah için lokmalarımızı paylaşacak, açları doyuracaktık?

       Hani stresten uzak, kandan, kaygıdan, gözyaşından uzak, herkesin mutlu olduğu, sosyal adaletin sağlandığı, haksızlıkların, hukuksuzlukların son bulduğu adil ve adaletli bir dünya oluşturacaktık? Hani oluşturduğumuz dünyalarda  münafık karakterler kötü zan ve düşüncelerle aramıza fitne sokmayacak, yaylalarımızda kurtlarla kuzular beraber otlanacaktı?

       Yoksa hayatın her bir boyutunda dünya müstekbirliğinin projeleriyle mi karşı karşıyayız? Nedir herkesin herkesle savaşmasının sebebi?  Müslümanın Müslümandan verip de alamadığı nedir? Nedir bu olup bitenler?

       Hani biz yeniden yepyeni  bir dünya kuracaktık? Kurduğumuz vakıflarla, derneklerle, sendikalarla , odalarla insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlayacak, Asr-ı Saadet’i inşa edecektik?  Taşı taş üstüne koymaya, yol kenarına bir fidan dikmeye devam edecektik?  Hak’tan yana, haklının yanında olacak, haksızlıklara set çekecektik?

       Hani sen, ben ve bir de aramızda Allah… Üçümüz baş başa verip kendimize göre yeni baharlar getirecektik, yepyeni müreffeh dünyalar kuracaktık?

       Va esefa!  Bir tarafta yalanla, dolanla, riyakârlıkla, dalkavuklukla gergef gergef işlenen yağ dökülesi yollarda Mercedes’leri beğenmeyip, Cadillac’larda sükse satanlar, diğer tarafta hastasını el arabalarında hastaneye taşıyanlar, açlıktan ve açıklıktan sahile vurmuş çocuk bedenleri, anaların tabutlar başında yığılıp yığılıp inlemeleri,  yavrusunu yitiren kuşların yuvasına dönüp  gelmeleri, bir lokma yiyecek bulamayanların akşamdan sabaha kadar tencerelerinde taş kaynatıp yetimlerini oyalamaları, gencecik eşlerin solmuş benizler, yaşlı gözlerle, kollarına girenlerin yardımıyla yürümeleri…

       Hani elde bir demir âsa, ayakta bir demir çarık, sonu bulunmaz seferlere çıkacaktık, bulunması gereken neyse bulup getirecektik, bilinmesi gereken neyse bilecek, gidilmesi gerekene gidecek, gelinmesi gerekene gelecek ve gerekiyorsa bu yolda can feda edecektik?

       Hani biz sabır ve gayret şarabıyla sarhoş olacaktık? Sendelediğimize bakıp da aldanmayacak ve yıkılmayacaktık? Karlı dağlarda fırtınalara tutulsak da, savrulan karlar içinden sevdiğimize, samimiyetlere, içtenliklere, ciddiyetlere yol bulmaya çalışacaktık?

       Hani yaşamayı unutup yaşatma sevdasının sabırlı işçileri olacaktık? Hani fedakârlıktan başka hünerimiz, maharetimiz olmayacaktı? Hani çöllerde gemi yapacak, kuyularda iman ve umuda tutunacak, zindanları medreseye çevirip uyum üreterek, tarihlere şan, dillere destan olacaktık?

       Kaskatı dünyalarda, taşocağı şehirlerde betonlara çakılmış vicdanlar gibiyiz. Hayallere sığınmışız uzaklar özlemiyle.. Bitmiş gizem, bozulmuş âlemin tılsımı. İnsan insanı arayıp sormaz olmuş. Aç kurtlar bile birbirini yemezken, biz birbirimizi parçalamakla meşgul olmuşuz.

        Zor zamanlarda Arş-ı Âla istikametlerine umutla bakmak bizi metin kılacak. Yücelerden yüce Rabbimize sığınacak, yalnız olmadığımızın bilinciyle bütün dünya karşımızda olsa da “Allah var gam yok “ diyeceğiz.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2019 Profesyonel Tasarım PROTASARIM