Merhametle Dirilmek


Bu makale 2019-12-06 07:13:20 eklenmiş.
Mahmut Öteleş

Merhamet insani değerlerin başında gelir. 
 
Merhamet ruha hayat veren bir duygudur. Ruh, rahmet, merhamet aynı kökten gelir. Biri olmadan diğerinin yaşaması mümkün değildir. 
Gün geçtikçe insanlık Ailesinin bu temel değerden uzaklaştığını görüyoruz. 
 
Dil,din,ırk, cinsiye, kültür gibi aidiyetler insanlığın  birer zenginliği olması gerekirken maalesef bu değerler ayrışmanın, ötekileştirmenin aracı haline getirilmiştir. İnsanlardaki kin ve düşmanlık hayatı yaşanmaz hale getiriyor. Bu olumsuz gidişatı durdurmak için ruhumuzun yeniden merhametle buluşturmalıyız. 
 
Nerede acı çeken bir canlı görürsek,insan,hayvan,bitki ne olursa olsun ister istemez onlara acırız, çünkü acıma duygusu fıtridir. Ancak merhamet sadece acımak değildir, onların acısını gidermeye çalışmak ve aynı zamanda acıtmamayı da gerektirir. Asıl merhamet çaresiz kalanların derdiyle dertlenmek ve dertlerine çare olabilmektir. 

Günümüz insanının birbirine karşı kaba ve hoşgörüsüz olmasının sebebi merhamet duygusunun ihmal edilmesindendir. 
Zaaflarımız merhamet duygumuzun önüne geçmiştir. Dünyaya düşkünlük, heva ve hevesin peşinden koşmak insanı bencil bir varlık haline getirmiştir. Ateş ile su bir arada olmaz. Eğer bir yerde zülüm varsa orada merhamet işlemiyor demektir. 

Alemlere rahmet olarak gönderilen, sevgili Peygamberimiz kendisiyle  düşmanlık yapanları, canına malına kast edip O’nu yerinden yurdundan edenleri, öz amcasının katilini dahi affedebilen ve “yeryüzündekilere şefkat ve merhamet gösteriniz ki, gökyüzündekiler de size merhamet etsin!”  diyerek Cenabı Allah’ın yardımı ancak merhametli insanlar için olduğunu beyan ediyor.
 
Mekke’nin fethi sırasında Mekkeli müşrikler,müslümanlar  tarafından öldürülecelerini beklerken,çünkü onlar, müslümanlara çok zülüm ve işkence etmişti. şöyle seslenir:
 
Peygamber Efendimiz, Ey Kureyş! Ey Mekkeliler! Ne dersiniz? Şimdi hakkınızda ne yapacağımı düşünüyorsunuz?
 
Kureyşliler, "Sen kerem ve iyilik sahibi bir kardeşsin! Kerem ve iyilik sahibi bir kardeşin oğlusun! Ancak bize hayır ve iyilik yapacağını ümit ediyoruz." dediler.
 
Bunun üzerine Âlemlere rahmet olarak gönderilen Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz şöyle konuştu:
 
Benim halimle sizin haliniz, Yusuf (a.s)’ın kardeşlerine dediği gibi olacaktır. Onun dediği gibi ben de,
 
 "Bugün size, o yaptıklarınızdan dolayı hiçbir kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir. Gidiniz! Serbestsiniz!” diyorum
Hz. Ali, kendisini şehit eden Abdurrahman bin Mülcem’i huzuruna getirdiklerinde ellerinin sıkı bağlandığını görünce
 “ipleri gevşetin” dedi.  Sonra şöyle devam ettiler: ‘‘Ben ölürsem bu adamı o beni nasıl vurduysa öyle vurun öldürün, eğer sağ kalırsam hüküm benimdir ne yapacağımı ben bilirim.” Sonra odada toplanmış olan evlatlarına dönerek şöyle buyurdular:”Ey Ebutalip oğulları! Müminlerin emiri öldürüldü diye Müslümanların kanlarını dökmeye kalkmayın, ancak beni öldüreni öldürün. Ey Hasan o bana bir kılıç vurdu, ölürsem sen de onu bir kılıç darbesiyle öldür. Çünkü ben Allah resulünden : ‘’ Sakının işkenceden, kudurmuş köpek bile olsa eziyetle öldürmeyin.”dediğini duydum. 

Bizler, “Ben rahmet Peygamberiyiyim” diyen bir peygamberin ümmetiyiz. Dolayisiyla bize en çok yakışan merhamet olmalıdır. Birbirimize karşı daha merhametli, hoşgörülü olmayı öğrenmeliyiz. Merhamet, huzurlu yaşamanın anahtarıdır. Bir müslümanda hiç olmaması gereken ise kabalık ve nobran davranışlardır. Biz de kabalıktan gaddarlıktan uzak durmalıyız. Çünkü insanlık bunu gerektirir. 

İnsanda var olan bütün değerlere hayat veren merhamettir. Merhametten mahrum bir insan, kuru ağaca benzer; çekici hiçbir  yanı kalmaz. 
Şems’ten ne öğrendin diye soranlara Mevlana şu cevabı verir:
Şems gelmeden önce ben üşüdüğüm zaman ısınabiliyordum. Şems’den sonra ısınamıyorum. Çünkü Şems bana,  dünyada biri üşüyorsa, sen ısınamazsın.  Eskiden acıktığım zaman bir tas çorba içerdim doyardım. Simdi ise hiç bir besin bana haz vermiyor. Biliyorum ki aç insanlar var. Şems bana bunları öğretti.” der. 

Tarih bize göstermiştir ki; insanlık merhametle dirilir, zülümle yıkılır. 
 
Şu gerçeği herkesin bilmesini isterim; adalet ve merhametten mahrum hiçbir güç iflah olmaz. Akibetleri hep felaket olmuştur. 
 
Milletin birlik ve dirliği bireylerin huzur ve refahı  yüreklerin merhamet ateşiyle yeniden ısınmasıyla ancak mümkün olur. Gerisi lafügüzaftır.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2020 Profesyonel Tasarım PROTASARIM