Mehmet Akif ve Çanakkale Zaferi


Bu makale 2020-03-17 13:25:44 eklenmiş.
Mahmut Öteleş

Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferinin 105. yıl dönümü. Çanakkale zaferi ve İstiklal Marşı söz konusu olunca, Mehmet Akif’i anmamak mümkün değildir.

 

İstiklal Marşı'mızın şairi, Milli Mücadele'nin manevi mimarlarından Mehmet Akif Ersoy,  önemli vasıfları bağrında  toplamış bir şahsiyettir. Vatanına, bayrağına, sanatına ve her şeyden önemlisi insan olmanın sorumluluğuna yakışır bir ömür süren Mehmet Akif'i iyi okumak ve anlamak gerekir. Ertuğrul Düzdağ, Akif'i anlatan bir eserinde bakın onu nasıl anlatmış:"O, 'katıksız' bir vatanseverdi. Halk ve aydınlar ona tam bir itimat beslemekteydi. Gerçekten de Akif bu itimada layıktı."  diyor.

 

Âkif her yıl Mart ayında iki kez(18 Mart 1915-12 Mart 1921) gündeme gelmektedir. Bu iki tarihî ve edebî olay arasında çok önemli benzerlikler var. Biri, I. Dünya Savaşı içinde yedi düvele karşı çarpışan Osmanlı, savaşın en önemli cephe ve safhasını oluşturan Çanakkale Savaşları’nda, denizde ve karada, düşmanlarına, savaşın henüz bitmediğini, gösterdi. Mağrur ve kuvvetli düşmanlarına yenilginin utancını tattırdı,  İki yıl süre biçilen savaşın, dört yıl uzamasına neden oldu. Diğeri ise Mondros Mütarekesi (30 Ekim1918) vatanımızın bir kısmının işgaline rağmen, yeni bir silkiniş ve dirilişle Millî Mücadele hereketinin gerçekleşmesinde ve yeni Türk Devleti’nin kurulmasında ışık oldu.  Âkif’in  İstiklâl Marşını, Kurtuluş Savaşı’nın en hararetli döneminde yazdı. Cephede çarpışan askerlerimize ve onları varıyla yoğuyla  destekleyen cephe gerisindekilere, büyük bir ümit ve inanç aşılayıp, millî direnişin manevî dayanaklarından biri oldu. Çanakkale Şehitlerine şiiri de aynı içeriğe sahip olup, şehitleri yüceltmiştir. Bugün de her iki savaşın edebiyatımızdaki yankılarından olan Çanakkale Şehitlerine şiiri ile İstiklâl Marşı, millet ve devlet olarak varlığımızın, millî birlik ve beraberliğimizin iki önemli dayanağını oluşturmaktadır.

 

Mehmet Akif,  hürriyet, vatan, millet ve bayrak sevgisinin, ilme sarılmanın, sarsılmaz imanın, erdemli olmanın sesi olmuştur:Bir şiirinde şöyle der:

 

"Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak.

 

Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak."( Safahat/ Üçüncü Kitap)

Başka bir şiirinde ise zulme ve zalimlere karşı bir kale gibi nasıl durduğunu şöyle dile getirir: "Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;/Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem./ Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım./ Çiğnerim, çiğnetirim, hakkı tutar kaldırırım."

 

( Safahat/ Altıncı Kitap)

 

O, çalışmanın, ilmin, sanatın, milletimiz için taşıdığı hayati önem üzerinde de durmuştur: "Alınız ilmini Garb'ın, alınız san'atını/ Veriniz hem de mesainize son sür'atini./ Çünkü kâbil değil artık yaşamak bunlarsız; / Çünkü milliyeti yok san'atın, ilmin; yalnız..."

 

Her şiiri ayrı bir derinlik barındıran, hakikati gür bir şekilde dile getiren Akif'i satırlara sığdırmak gerçekten çok zor. Onun dizelerini, fikir dünyasını layıkıyla anlamak ve anlatmak gerekir.

 

Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol.

Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol

Oku, şâyed sana bir hisli yürek lâzımsa;

Oku, zîrâ onu yazdım, iki söz yazdımsa.

 

 "Ye's öyle bataktır ki: Düşersen boğulursun./ Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun! Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar; / Hüsrana rıza verme...Çalış...Azmi bırakma; /

 

Sahipsiz olan memleketin batması haktır; Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır

 

Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;

Toplu vurdukça yürekler,onu top sindiremez.

 

Çanakkale savaşında Ülkemizi ele geçirmek üzere gelen düşman kuvvetleri kahraman ecdadımızın savunması karşısında bozguna uğramış o menhus emellerine kavuşamamıştır. Mehmet Akif Ersoy “Çanakkale Şehitlerine adlı şiirde ise bu durumu şöyle dile getirmiştir.

 

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?

En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,

Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;

Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.

Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...

Hani, tâ'ûna da züldür bu rezîl istîlâ!

 

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.

 

Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,

Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber

 

Çanakkale Savaşı Milletimizin var olup-olmama savaşıdır. Bu savaş bütün dünyaya “Çanakkale Geçilmez” dedirterek zaferle sonuçlanmıştır. Dün Ecdadımız kendisine düşen vazifeyi yüz binlerce şehit vererek yerine getirmiştir. Vatanı sevmek, düşmanlara onu terk etmemek, kendisine gelecek her türlü zarara karşı gerekli tedbirleri almak ve gerektiği zaman onun için canını vermek kutsal bir vazifedir. Vatanımız bizim için en vazgeçilmezlerdendir. Atalarımız bu topraklar için kendilerine düşen bütün vazifeleri layıkıyla yerine getirmişler, bu topraklara namahrem elini değdirmektense ölmeyi şeref sayarak şehitliğe sevinçle uçmuşlardır. Bugün, vatanımızı muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için bize düşen vazifeleri en güzel şekilde yerine getirmeliyiz. Ayrıca şu husus unutulmamalıdır ki, vatan sevgisi imandandır.

 

Kurtuluş Savaşında milletimizin göstermiş olduğu tek vücut mücadele, dünyaya bu topraklara namahrem eli değmeyecek olmasının en önemli işaretidir. Ülkemizi işgal altına almak isteyen düşman orduları, ölmeyi şehitlik kalmayı gazilik sayan Müslüman Ecdadımız tarafından hüsrana uğratılmıştır.

 

Şehitlik ve gazilik insanın varabileceği en önemli manevi makamlardan biridir. Bu vesile ile Bu Cennet Vatanımız için canını vermiş aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2020 Profesyonel Tasarım PROTASARIM